Gündem, Kadın - LGBTİ+, Umut Yazıları

Ücretli emeğimiz asgari ücrete sığdırılamaz – Asiye Yılmaz

Türkiye sermayesinin belirlediği 2021 yılı asgari ücret en çok kadınları etkiliyor. Kadınların emeği sermaye tarafından hem ucuz iş gücü olarak hem de kayıt dışı olarak sömürülürken üretim koşulları değiştiğinde de ilk vazgeçilecek yedek işçi nüfusunu kadınlar oluşturuyor.

DİSK’n verilerine göre asgari ücret ve daha az ücret alanların %49’ u kadın. Ekonomik istihdamdaki toplumsal cinsiyet ilişkileri değerlendirildiğinde kadınlar erkeklerden daha az kazanıyor. Ücretli emek gücüne katılan kadın sayısı artıyor olsada ‘eşit işe eşit ücret’ uygulaması halen yeterince uygulanmıyor.

Asgari ücret brüt 3.577,50 TL olarak belirlendi. Sermaye asgari ücretle halkları sefalete mahkum ederken bundan yine 2 kat etkilenen kadınlar oldu. “Proleterin proleteri” kadın belirlenen asgari ücretle hane halkı içerisinde yoksulluktan en çok etkilenen birey olmanın yanında aynı zamanda patriyarkal kapitalizm tarafından ekonomik şiddete de maruz bırakılıyor. Kadınlar birçok şeyden yoksun bırakılıyor. Asgari ücretin yetersiz oluşundan kadınlar insan haklarına uygun bir hayat yaşayamıyor.

Patriyarka kadının emeğine ve bedenine el koyma sistemidir. Asgari ücretle sefalet bir hayat yaşamaya mahkum edilen her kadın patriyarkal kapitalist sistemin şiddetine maruz kalmaktadır. Bu nedenle asgari ücret sömürüsünün nedenini patriyarkal kapitalist sistemde aramak gerekiyor.

Bir işte çalışan veya çalışmayan her kadın evdeki görünmeyen emek sömürüsüyle üretime devamlılığını sağlıyor. Böylece patriyarkal kapitalist sistem tarafından 2 kat sömürülüyor. Kadınlar her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında dün aldığı 2 kg bir sebzeyi artık taneyle alır duruma gelmiştir. Bu durum patriyarkal kapitalist sistemin kadınları gün geçtikçe daha da yoksullaştırdığını ve böylece ekonomik yoksunluk sonucu kadınları kontrolü altına alarak kendine karşı güç olma ihtimalini bastırmaya çalışır.

Kadınlar, evdeki patriyarkal sömürüyle emek piyasasındaki işverenlerin sömürüsü arasında sıkışıyorlar. Ayrıca pandemiyle beraber baş gösteren krizde işten çıkarılanlar, açlığı dibine kadar hissedenler yine en çok kadınlar olmaktadır.

Asgari ücretle geçinmek zorunda olan insanların ülke genelinde yaşanan patriyarkal kapitalist sömürüyle beraber yoksullaşarak çaresizlik içinde intiharlara sürüklenmektedir.
Krizin faturası işçilere ve yoğunlukla kadınlara yüklenmektedir. Sistematik olarak gelişen patriyarkal baskılar ve erkek şiddeti kadınları ekonomik, fiziksel, ruhsal şiddete maruz bırakarak katlediliyor. Erkekler kendilerine ve özellikle en yakınındaki kadınlara, çocuğuna, annesine, sevgilisine ekonomik yoksunluğu gerekçe ederek bahane ederek şiddet uyguluyor. Özelde de kadınlar iş yerinde hem patronu hem de erkek iş arkadaşları tarafından mobbinge ve tacize maruz kalıyor.

Bir de özel sektörde, part-time, evde çalışma gibi kadınların yoğunluklu çalıştığı işler var. Bu güvencesiz işlerdeki ücret, asgari ücretin de altında kalıyor. Bu asgari ücretten daha az ücret alan kadınlarda yüzdeye vurduğumuzda %36lık bir orana denk düşüyor. Pandemiyle daha da artan ev odaklı işlerde evdeki işler ile ücretli iş için harcanan sürede karışmıştır. Kadınlar böylece uzun saatler ,esnek çalışma koşullarında çalışmaya mecbur kalıyorlar. Parça başına ya da zamanına göre ücret alınan işlerdeki ücrette asgari ücretten düşük oluyor.
Asgari ücreti halka reva görevler kendi lüks arabalarında,konutlarında yalıtılmış hayatlarını yaşıyorlar ama başlarını çevirdiklerinde elbet gerçeklerle yüzleşeceklerdir. O zaman proletaryanın öfkesiyle karşılaşacaklar. Her kesimden insan “açım” diye haykırıyor, hayatın pahalılığından dert yanıyor, sokağa asgari ücreti soran bin ah işitiyor. Bütün bunların sorumlusu patriyarkal kapitalist sistemdir. Asgari ücreti belirleyen sermaye ve patronlar, işçilere ve özelde de kadınlara kölece yaşamayı dayatmaktadır.

Örgütlenen kadının gücü emeğinin görünür hale gelmesini sağlamaktadır. Bu nedenle örgütlenelim ve sesimize ses katalım ve büyüyelim. Hakkımız olanı onlardan alalım. Asgari ücreti halklara reva gören sermaye ve patronlar nasıl yaşayacağımıza, ne kadar ücret alacağımıza karar vermektedirler. İşçiler yerine patronların, sermayenin karar verdiği bir sisteme karşı birlik olmalıyız. Çaresiz değiliz, bu düzenden alacağımız var.
Bu kölelik ve sömürü sisteminde yaşanılamayacağının farkına vararak bizi asgari ücretin getirisi yoksulluğa, köleliğe mahkum eden bu sistem ve onun sürdürücülerine karşı örgütlenmeli ve haklarımızı alana kadar mücadeleyi yükseltmeliyiz.

Paylaşın