Gündem, Hüseyin Ataş, Umut Yazıları

Birleşik Mücadele için inisiyatif alalım – Hüseyin Ataş

Emperyalist kapitalist sistemin yaşadığı krizi kısa sürede aşamayacağını neredeyse tüm iktisatçıların söylediği bir dönemin içinden geçiyoruz. Hal böyle olunca sistem kendi krizini belki de biraz daha kalıcı bir çözümle aşmanın yolu olarak pandemiyi kullanıyor. Pandemi makro düzeyde insanlığın yeniden şekillendirilmesinde bir silah olarak bizlere yöneltilmiş durumda. Bu saldırılara karşı, karşı taarruza geçme zamanıdır. Bu dünya halklarının vereceği en büyük savaşlardan biri olacaktır.
Ülke sathında ise sistemin krizini hatta daha fazlasını hissettiğimiz ise aşikardır. Çünkü AKP-MHP-Ergenekon faşist ittifakı sistemin krizinin yanına kendi yönetememe krizini de ekleyerek saldırılarını kat be kat büyütüyor. Her gün bir saldırı haberi ile uyanıyoruz. Devrimci demokrat yurtsever yurttaşlar dışında artık neredeyse AKP ve MHP ye oy verenlerinde bu saldırılarla yüzyüze olduğu bir ortamdayız. Ev baskınları, polis jopları, gözaltı tutuklama terörü, erkek saldırıları bir bütün haliyle ülkede yaşayan tüm yurttaşları canından bezdirir bir duruma getirdi. Bu durum devrimin sesinin daha güçlü çıkmasına neden olacak şartları da doğalında geliştiriyor. Kısaca diyebiliriz ki devrim bize her zamankinden daha yakın.
Ülke halkları bu karanlıkla yüz yüze iken bu saldırılara karşı öfke de bir hayli büyümekte. Kendini güvende hissetmeyen milyonlar karşı devrimin saldırılarına bazen bireysel bazen topluca ama devrimci bilinç eksikliği ile karşı koymaya çalışıyor. Yani tam anlamıyla sis ve pus ortamı içerisindeyiz.
Çokça yazılan ve söylenen birlikte bir karşı duruş bu puslu ortamı dağıtacağıdır. Fakat anlatılmayan yada es geçilen, anlatılsa da üzerinde durulmayan bazı noktaları yeniden vurgulamak yerinde olacaktır. Birlikte bir karşı duruşu en basit haliyle Anti-Faşist Cephe olarak isimlendirebiliriz. Ama bu noktaya varmadan önce yapılması gereken bazı ön hazırlıklar olduğunu belirtmek gerekiyor. İlk adım olarak çatılması gereken çekirdeğin inşasıdır. Öncelikle kurulmak istenen en geniş blok çalışmasını nihai sonuca götürecek bir öncü çekirdeğin inşa sorunu vardır.
Yan yana gelmiş ortak bir irade oluşturabilen, hedefi konusunda (gidiş yöntemi dışında) net ve kararlı olan devrimci örgütler bu inşa sorununa çözüm olacaklardır. Anlaşılması zor olansa bu konuda kararlı bir toplam olarak görünenlerin adım atmakta ya da atacakları adımda bir netliğin henüz görülmemesidir. Örneğin en geniş ittifak arayışlarının yönü konusunda ciddi kaygılar vardır. 90’lardan beri aynı yol ve yöntemlerle sorunlara müdahale etmenin artık bir karşılığı olmadığını anlamak zorundayız. Kararlı bir toplamın hedefi netleştirmediği yerde onlarca yapının yanyana gelmesi bu puslu ortamı dağıtmaya yetmeyeceği gibi, hatta daha da bulanıklaştırabilir. Tekrar etmekte yarar var; kurmay heyetini oluşturmadığımız bir anti faşist çalışma başarıya ulaşamaz. Aksi takdirde tabi ki istenen en geniş anti faşist bloğun oluşmasıdır. Fakat bu bloğun ya da antifaşist güçlerin hepsi örgütlü bir yapı altında bulunmamaktadır. Hatta diyebiliriz ki faşizmden rahatsız olan ve başka bir sistem isteyen insanların sayısı mevcut örgütlerin niceliklerini kat ve kat aşan boyuttadır.
Biraz daha açık ifadelerle anlatacak olursak devrimci örgüt ve partilerin temas ettiği insan sayısı olması gerekenin çok altında olduğu ortadadır. Örneğin 2019 1 Mayısına ülke düzleminde katılan insanların büyük bir kısmı örgütsüz bireylerden oluşmaktaydı. Bununla birlikte bugün faşizmin saldırılarından mağdur olan ve içerisinde büyük öfke barındıran milyonlar hiçbir örgütle bir bağları bulunmamaktadır. Anti faşist cephe ise bu örgütsüzlerin katılması ile zafer kazanabilir. Bugün ülkedeki bir çok örgüt birbirlerine ziyaretlerde bulunup davetler gönderse de az önce bahsettiğimiz milyonları dahil etmedikçe kazanma şansı zordur.


Peki bu milyonları nasıl kazanabiliriz?


İlk adım olarak yapılması gereken “Birleşik Mücadele İnisiyatifi”ni oluşturmaktır. Birleşik Mücadele İnisiyatifi izleyeceği politik pratik çalışmalarla Anti-Faşistler içinde bir odak oluşturacaktır. Birleşik Mücadele birleşenleri sistematik ve belirli hedefle başlayan çalışmalarını yaydıkça cephenin genişlemesi mümkün olacaktır. Diplomatik ziyaretlerin ötesinde direk kavganın ortasında sokakta yan yana geliş başlayacaktır. Bugün Anti Faşist cephe için davet edilen tüm güçler yarın izlenecek pratikte mutlaka yanyana gelecek sokakta olanı yalnız bırakmayacaktır. O nedenle ilk adım atılmalı birleşik mücadele inisiyatifini geliştirmeliyiz.
Anti faşist mücadele bir yanıyla da taarruz ve saldırı da demektir. Çokça sevilen bir sözü yinelemekte fayda var “Anti-Faşist Mücadele Hava saldırısıdır” yani birleşik mücadele inisiyatifi karşı devrimin saldırısına cevabı devrimin saldırısı ile vermelidir. Savunmacı hatla değil saldıran bir yaklaşımla bu puslu ortamı bertaraf ederiz.
Sistemli bir faaliyetle hedef alanlara yönelmeliyiz. Bu yönelim sırasında ne için mücadele ettiğimizi yani bizlerle birlikte yan yana mücadele edenlerin, sokağa çıkanların zafer günü nasıl bir ülkede yaşayacaklarını anlatmamız gerekmektedir. Bugün düzen partileri bile “5‘li çeteyi kamulaştıracağım” palavrasını attığı yerde biz dövüşenlerin sonunda ne kazanacağımızı, faşizmi yıktıktan sonra neler yapılacağını anlatmamız gerekmektedir. Ne için dövüştüğünü bilen kitleler anti faşist cephenin en kararlı parçaları olacaktırlar. Yapılacak her türlü çalışma adım adım planlanmalı bu kararlı çekirdek ve onun etrafını saran güçler mevcut hükümet değişikliği ile yetinmeyerek daha ileri aşamaya geçecektir.
Çünkü faşizm ülkemizde salt hükümet sorunu değildir. Devletin tüm hücrelerine işlemiş habis bir hücredir. Bundan kurtulmak sadece demokratik ve reformcu yaklaşımlarla olamaz o nedenledir ki öncü gücün çekirdeğin inşası önemlidir. Bu öncü kurmay heyet kendini devrime toplumsal ve sistemsel dönüşümü koordine edecek düzeyde de donatmalıdır. Tekrar etmekte fayda var devrim için şartlar elverişlidir. Kurulması gereken Birleşik Mücadele zemini Anti-Faşist mücadele ile kendini sınırlandırmamalıdır. Devrime kitlenmeli çünkü bunun imkanları vardır. Adım adım zafere kadar her süreci örme inisiyatifini geliştirmek zorundadır.
Bugün binlerce liralık kredi borcu olan halkalarımızın kredi borcunun silinmesi, kadınların artık evde sokakta korkmadan nefes alabilmesi, doğanın talanını durması toprak politikalarının geliştirilmesi vb. hedefler bugün halkın gelecek kaygısını cevap olabilecek noktalardır.
Mahallerde başlatılabilecek her türlü mücadele bugün karşılığını kuşkusuz bulacaktır. Devrim sözcüğünde ki sırra zulüm altında ki halklarımız erişecektir. Bugün birleşik mücadelenin anahtarı devrim sözcüğü, bu anahtarı kullanacağımız yer ise anti faşist bloktur.
Bugün yapılması gereken hiç zaman kaybetmeden kurmay bilincini açığa çıkartarak çekirdeğin inşasını tamamlamak. Devrim sözcüğünü tıpkı ODTÜ deki gibi büyük harflerle Türkiye emekçi semtlerine taşıyalım.

Hüseyin ATAŞ
15.01.2021

Paylaşın