Çeviriler, Gündem

Kore İşçi Partisi 8. Kongresi – Konstantin Asmolov (Çeviri: Ayşe Baran)

Kore İşçi Partisi’nin (KİP) 5 ile 13 Ocak arasında yapılan 8. Kongresi bir dizi büyük parti ve devlet içi değişiklikler getirdi.

Arkaplan

8. parti kongresini Ocak 2021’de toplama kararı, 19 Ağustos’ta Pyongyang’da toplanan KİP Merkez Komitesi toplantısında alındı; bu toplantıda Kuzey Kore lideri ülkenin “beklenmedik ve kaçınılmaz büyük zorluklarla karşı karşıya” olduğunu ve Mayıs 2016’da 7. parti kongresinde oluşturulan şimdiki beş yıllık planın uygulanmadığını ve “ağır iç ve dış durumlarla karşı karşıya” olan insanların yaşamlarının daha iyi hale getirilmediğini belirtti. Bu nedenle KİP’in 8. Kongresinde “kapsayıcı, üç boyutlu ve anatomik bir şekilde sapmaları ve hataları” analiz etme önerisi getirildi.

Uzmanlar bunu sadece “Kuzey Kore liderinin bir parti başarısızlığını kabul etmesi ender görülür” olarak yorumladı. Bazıları bunun nedeninin korona virüsle baş etme ya da sel basan bölgelerin yeniden inşa edilmesi gibi “planlanmamış” sorunlara fazla çaba ve kaynağın harcanması olduğunu da belirtti.

2020’de parti bürokrasisinin ahlâki öncü olarak rolünü oynamamış olduğu izlenimini ediniyor insan. Bu yüzden yönetim sisteminin ciddi bir incelemesinin yapılmasına bu kongrede girişildi.

Kim Jong-un 5 Ocak’taki açılış konuşmasında dediği gibi, “Parti Merkez Komitesi kalıcı olmayan bir merkezi denetim komitesi kurdu ve durumu anlamak ve işçilerin dinlemek için bu komiteye bağlı grupları tabana gönderdi.” Denetim grupları şubeleri ziyaret etti ve bunun sonucunda müfettişler “7. Parti kongresinin kararlarının uygulanmasında yanlışlar nelerdi, bunların nedenleri nelerdi, parti liderliğinin hataları nelerdi” bunları buldu.

Aynı zamanda da Parti Merkez Komitesi departmanları ve ülkenin tüm parti örgütleri şikayet ve önerileri, gerçekliğimize denk düşmeyen modası geçmiş formüller için Parti Tüzüksünün incelenmesi ve parti finansmanıyla ilgili durumun gözden geçirilmesi konularını topladı.

Üye Listesi

8. Kongre alışılmadık ölçüde kitlesel bir toplantı olarak yapıldı. Daha önceki kongrelerde 3667 delege varken bu kongrede 5 bin delege vardı ve yalnızca 250’si yönetici parti üyelerinden oluşuyordu. Ayrıca son toplantıdaki 1387’ye kıyasla 2 bin gözlemci vardı.

Sınıflamalarda delegelerin yüzdesinin değişmesi de ilginçtir. “vergiden muaf işçi” olarak sınıflanan parti aktivistlerinin sayısı %42,13’ten %39,18’e ve işçi örgütlerindeki işçilerin sayısı da %1,42’den %0,88’e düştü.

Partili olmayan askeri delegelerin sayısı da hatırı sayılır şekilde, %19,61’den %8,16’ya azaldı. Son kongreye delege olarak 30 kadar “onursal yaşlı partililer” katılırken, bu kongrede sadece birkaç yoldaş onur konuğu olarak yer aldı.

Ama yönetim ve ekonomiyle ilgili aktivistlerden gelen temsilci sayısı %1,54’ten %16,02’ye; temel çalışmalardan alınmamış olan parti aktivistleri %21,43’ten %29,10’a, bilim, eğitim, kültür, sanat vb çalışmalar yapan işçiler %3,05’ten %6,66’ya çıktı. Delegeler arasındaki kadınların oranı %8,59’dan %10,02’ye yükseldi.

Bu değişim, kongreden önce bile belirgin şekilde görülen bazı eğilimlerin bir sonucudur. Birincisi, ordunun etkisinde açık bir azalmadır. Kim Jong-un ordu mensuplarını sürekli övse ve ordu sadece askeri değil ulusal ekonomik görevler yürütse de, 2016-2020 anayasa değişikleri en nihayet askeri öncelik politikası dönemini sona erdirdi ve “Songun” kelimesi neredeyse hiç dile getirilmedi.

İkinci eğilim, ülke liderinin parti bürokrasisinden belli bir hoşnutsuzluğu ve temel örgütler biçiminde halk kitlelerine güvenidir. Buradaki dikkate değer an, Kim Jong-un’un İşçi Partisi’nin 75. Yıldönümü kutlamalarındaki konuşmasıydı; bizzat parti onuruna tek bir övgü ağza alınmadı.

Olaylar Dizisi

Bir önceki kongreyle kıyaslandığında sekizinci kongre zevahiri kurtarmak için yapılan formel bir toplantı kesinlikle değildi. Son kongre dört gün sürmüş olmasına karşın, bu kongre sekiz gün sürdü.

Kim Jong-un açılış konuşmasından başlayarak hemen bir hedef koydu: başarıları konuşmaktan ziyade böyle bir şey bir daha olmasın diye başarısızlıkları ayrıntıyla analiz etmek için toplandık. Kim Jong-un ilk günden üçüncü güne kadar Parti Merkez Komitesi’ne raporunu sundu. Dördüncü ve beşinci günler tartışmalara ayrıldı ve Kuzey Kore resmi dilindeki anlatımlarından günlük dile çevirmek gerekirse, “Konuşmacılar sanayilerde ve birimlerde başarılar ve deneyimlerden söz ettiler … sıkıntıları, bunların nedenlerini ve bunlardan çıkarılan dersleri ciddi şekilde analiz edip özetlediler.” Birçoğu hatalarla ilgili özeleştirel analizler yaparak “Parti çalışmasındaki geçerli ve popüler yöntemleri uygulanmada başarısızlık” tanımı yaptılar.

“Parti Kongresi’nde hatalarını itiraf edenler”in bastırılmış halk düşmanlarının olmadığının görülmesi de önemlidir. Tam tersine “eleştirilen konuları bir kez daha kendi hata ve dersleri olarak aldılar” ve gelecek için taktikler geliştirmeye angaje oldular.

Merkez Komite raporuna ek olarak KİP’in Merkezi Denetim Komisyonu Raporu da okundu; bu rapor “Parti çalışmasında mali yönetimin başarıları, deneyimleri, hataları ve derslerini anlamlı şekilde analiz etti ve özetledi”. Bunun sonucunda, “parti mali disiplinini daha da güçlendirme ve mali yönetim çalışmasında yeni bir devrim yapma” kararı alındı.

İlave olarak, kongre “KİP Merkez Komitesi Raporunda Belirtilen Görevlerin Tutarlı Uygulanması Üzerine” adlı bir kararı, Parti Tüzüksünde değişiklikleri kabul etti ve Kim Jong-un’u Genel Sekreter seçti. Merkez Komitesi’nin bileşimi hatırı sayılır derecede yenilendi, ama beklentilerin aksine liderin kız kardeşi Politbüro’da değildi, ancak kongrede Güney ile ilgili sert bir yorum daha yaptı.

Kongre 12 Ocak’ta KİP marşı yerine “Enternasyonal”in söylenmesiyle kapandı.

Bazıları Kim’in sert dilinin örnek olacak baskılara yol açacağını bekliyordu, özellikle de kongre haberinin “bizim büyük davamıza düşman tüm kılık ve tonlardaki gerici güçlere somut bir darbe indirdi”ğini söyledikten sonra. Bu, bu güçlerin KİP içinde de olduğu, ama yeni bir Jang Song-thaek vakası olmadığına dair bir ipucu olarak yorumlandı. İyi bir işaret: Kongrede saf değiştirme eğiliminde olanları aramak yerine yolu tamir etmeye karar verdiler.

Sonra şenlikler başladı. 13 Ocak’ta Pyongyang Spor Sarayı’nda büyük bir konser gerçekleşti ve 14 Ocak akşamında Pyongyang’da havai fişekli askeri geçit töreni yapıldı ve yeni roketler tanıtıldı.

Bu arada Kim’in 8 Ocak’taki doğum günü bir kez daha kutlanmadan geçti: Kongre’deki ayrıntılı bir raporun arkaplanına karşı olarak Kuzey Kore medyası liderin 37. doğum gününü anmadı.

Kim Jong-un’un Açıklamaları

Kongre kararları henüz kamuoyuna sızmadı, ama Kim’in açılış ve kapanış yorumları ve yanı sıra Merkez Komitesi’ne sunduğu raporun özetine ulaşılabilir ve bütün bunlardan bile alışılmadık ve ilginç sonuçlar çıkarmak mümkündür.

Kim Jong-un’un raporunu okumak dokuz saat sürüyor ve belli olay ve isimleri zikreden çok ayrıntılı bir “brifing” olduğu söylenebilir. KCNA Kongre’ye katılmayanlar için kısa bir özet yayınladı ama bu bile liderin düşüncelerinin ana yönünü gösteriyor.

Rapor dört parçadan oluşuyor: rapor süresinde ulaşılan başarıların bir özeti, gelecek için işaretler ve ekonomik ve iç siyasi konularla, dış politika ve parti çalışmasının geliştirilmesine ayrılan kısımlar.

Birinci kısım “daha fazla ilerlemeyi engelleyen ciddi eksiklikler”i kabul ediyor. Ayrıca bu eksikliklere “kendi başlarına sorunlar” olarak değil, Olağanüstü Revizyon Komitesi tarafından yürütülen parti ve yönetim sisteminin genel denetiminin ortaya çıkardığı ve savaşılması gereken ciddi sorunlar olarak değiniliyor.

Kuşkusuz “benzeri görülmemiş en kötü zorluklar” silsilesine rağmen Parti “dev zaferler kazanmıştı”, ama “daha önce belirtilen görevlerin yaşamın neredeyse her alanında tam anlamıyla başarılamadığı söylenmelidir ve “sosyalist inşada sürekli yeni zaferler kazanma mücadelesindeki çaba ve ilerlemeleri engelleyen zorluklar halen kendini göstermektedir.” Bununla birlikte, “bu sorunlar akıl ve güçle düzeltilebilir ve çözülebilir.”

Raporun ikinci kısmı “Sosyalizmin İnşasında Radikal İlerleme İçin” adını taşıyor. Burada belirtilmelidir ki, Kim ayrıntılı bir analiz yaparak “eksiklik ve derslere odaklandı, yeni gelişme ve ilerleme için önemli hedefler koydu”. Uzun bölümü özetlersek, yeni ortamda ekonomik kalkınma görevi, bazı bölgeleri modernleştirirken (örneğin Pyongyang metrosu modernleştirildi) geçmiş 8-10 yılda başarılan ekonomik kalkınma düzeyini korumaya indirgendi; yaşam kalitesi yeni mallar aracılığıyla altyapı, konut, yerel yönetim gelişmesi vb kadar yükseltilmedi.

Kim, askeri gelişme alanında (hem raporda hem de kapanış konuşmasında bu kısmın ekonomik kısımdan sonra geldiği belirtilmelidir) nükleer füze kalkanının geliştirilmesi gerektiğini yazdı ve bir nükleer denizaltı ve hipersonik silahlar gibi bir dizi hırslı ama ulaşılabilir hedefler koydu: öteki taraf kendini silahlandırırken defne dalı üstünde dinlenmek kadar “aptalca bir şey yoktur”.

Üçüncü bölüm dış ilişkilere ayrıldı. Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve eski Sovyet Bloku ile ilişkilerin geliştirildiğini belirten Kim ABD’nin düşman politikasının başkanların değişmesiyle değişmeyeceğini vurguladı. Elbette rapor diplomatik yolun tamamen reddedilmediğini ama Kuzeylilerin rıza birliğine doğru adım atacak ilk taraf olmayacağını belirtir. Güce güçle, iyiye iyilikle karşılık vererek aksiyon karşısında adım adım aksiyon eski prensibine sadık kalacaklar ve öteki taraftan sembolik önlemler değil, diyaloğu canlandırabilen ve müzakerelere zemin tanıyan gerçek öneriler bekleyecekler.

Güney Kore’ye gelinci, iki Kore arasındaki ilişki düzeyinin Panmunjom Bildirgesi’nin imzalanmasındaki önceki noktaya geri döndüğü belirtildi. Yazar bu yorumla aynı fikirde olabilir, çünkü anlaşmaların uygulanmasını analiz edecek olursak, sınırın demilitarizasyonu istisna tutulursa Seul’un hatası nedeniyle tüm projeler geciktirilerek hayata geçirilmedi. Şimdi Güney’in teklif ettiği acınacak öneri ya geçersizdir ya da tamamen sembolik bir önemi vardır. Büyük ihtimalle, Kuzey Moon Jae-in yönetiminin son yılının çığır açıcı olaylara tanık olma olasılığının çok düşük olduğunu kavrıyor. Başka bir şey değilse bile 2007 Kuzey ve Güney Kore zirvesi kadar yararlı olacaktır. Ama burada da her şeyin Seul’a bağlı olduğu belirtiliyor. “Gösterilen çaba pahalına sonuçlar gelir.”

Dördüncü kısım partinin rolünün güçlendirilmesine ayrılmış ve raporun bu kısmının sonucu KİP Tüzüğündeki değişikliklere yansıdı. Parti başkanı konumunu genel sekreter olarak yeniden adlandırmanın ve Kore Halk Ordusunu partinin silahlı kuvvetleri olarak adlandırmanın yanı sıra kongreler arasında her beş yılda bir parti hücre sekreterlerinin ve baş parti örgütlenme sekreterlerinin toplantıları gerçekleşecek. Dolayısıyla “gökyüzü” ile “yeryüzü” arasında doğrudan etkileşim kanalı var.

Yeni bir kurumun, Merkez Revizyon Komisyonu’nun getirilişi dikkate değer ve yerel revizyon komisyonlarının artan güçleri iç denetimin güçlendirildiğini gösteriyor, Çin’in Merkezi Disiplin Denetimi Komisyonu’na benzer yeni özel bir yapı parti üyeleri arasında disiplin ve ahlâk denetimi yapacak.

Kim Jong-un’un kapanış konuşması birçok insanda karışık duygular bıraktı. Lider bir yandan sorunları açıkça görüyor. Özellikle, Kim “taşrada ve kırsal kesimde, özellikle köylerde yaşamın zorluğu ve gelişmemişliği devam ediyor” diye açıkça söyledi.

Ne var ki strateji kapanış konuşmasında mevcut değildi, yeni sloganların hiçbirinde de yoktu. Kim, “sloganlar bağırmak yerine bu üç ideali –‘halka gökyüzü olarak tapmak’, ‘birlik ve uyum’ ve ‘özgüven’- bir kez daha kalbimizin derinliklerine kazımalıyız” diye öne sürdü.

Özgül tavsiyeler “disiplini güçlendirme” ve “harekete geçme” gibi bildik genel sözlerin önüne geçer.

Sonuç Olarak

Yukarıda yazılanları özetleyecek olursak, son kongrenin asıl olarak parti sistemi içinde düzeni sağlamayı amaçlayan yeni bir liderlik yolunu gerçekten de yansıttığı söylenebilir. Bir yanda, bu, pandeminin ve uluslararası durumun sonuçlarıyla ilişkili olarak yaşanacak “kötü yıllar” dönemine hazırlanma ihtiyacı nedeniyleydi; öte yandan üst düzey lider kadrolarında parti üyelerinin ahlâki öncü rolünü oynamadığına dair hoşnutsuzluk yüzündendi. Çözümü erdemlilik mücadelesini ve özel işyerlerine baskıyı artırarak, ayrıca “parti istihbarat kurumu” olarak hizmet görecek yeni bir yapının oluşturulması da dahil olmak üzere disiplini artırarak vidaları sıkmakta görüyorlar.

Ne var ki, partinin liderlik rolünde bir değişikliğe gidilmedi ve KİP eski yerinde duruyor, parti aygıtından bazı güç ve kaynakları devlet aygıtına çekmiyor. Parti Kim İl-sung ve Kim Jong-il’in fikirleri altında ancak yönetici konumda olabilirdi. Aynı zamanda da yetkililer yurttaşların yaşam kalitesinin azalmamasını sağlamaya çalışıyor, ama bu mal sayısının artırılmasından ziyade yaşam koşullarının kolaylaştırılmasıyla sağlanacak.

Dış politikaya gelince, Kuzey iyiliğe iyilikle karşılık vermeye hâlâ istekli olsa da, karşılıksız kalacak bir hamleyi yapacak ilk taraf olmaya niyetli değil. Washington ve Seul’un gerçek öneriler yapmasını ve ödünlere karşılık vermesini bekliyorlar, ama Kuzey sert bir yaklaşım göstermeye de hazır.

Ayşe Baran tarafından Umut Gazetesi için journal-neo.org’dan çevrilmiştir.

https://journal-neo.org/2021/01/22/the-eighth-wpk-dprk-congress/

Paylaşın