Gündem, Seçtiklerimiz

Seçtiklerimiz| Birleşik Mücadele Güçleri: Savaşımız sarayla

Birleşik Mücadele Güçleri deklarasyonunda gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezası verilen Burcugül Çubuk, BMG’nin muhalefet olma perspektifine sıkışmadığına işaret ederek, “Biz doğrudan sistemi yıkacak odak olarak burayı tarifliyoruz. Biz bugün faşist iktidarı alaşağı etmek için mücadele eden güçleriz. Savaşımız sarayla” dedi.

Birleşik Mücadele Güçleri’nin 4 Şubat günü Kadıköy’de kuruluşunu deklare etmek için yapmak istediği açıklamaya polis saldırısı sonucunda 61 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan 33 kişiye ise adli kontrol, yurt dışı yasağı ve ev hapsi gibi cezalar verilmişti. Gözaltına alınanlardan Birleşik Mücadele Güçleri üyesi Burcugül Çubuk ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi(ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş Birleşik Mücadele Güçleri’nin, faşizmi yıkmaya doğrudan yöneldiğini ifade etti.

‘Faşizmin zemin bulacağı bir hayatı örgütlemeyeceğiz’

Birleşik Mücadele Güçleri’nin (BMG) yedi yapının birlikte mücadele etme meselesini tartışması sonucu ortaya çıktığını belirten Burcugül, BMG’nin, sokağı, hayatın ve politikanın her alanını birlikte örgütlemeyi hedefleyen bir noktada durduğunu söyledi. Hedefledikleri mücadelenin salt antifaşist bir mücadele olmadığını vurgulayan Burcugül, “Antifaşist mücadele AKP-MHP Ergenekon ittifakına karşı pozisyonumuz açısından önemli. Faşist ittifaka karşı mücadelenin kendisini önemsiyoruz fakat daha ilerisini görerek mücadele etmek gerek. Demokratik zeminin meşru militan çizgisi genişletilmesi ve ötesinde faşizmin, emperyalist-kapitalizm zemin bulamayacağı artık tamamen ortadan kalkacağı hayatı örgütlemeye dair tartışmalar yürüttük ve bu şekilde kurduk Birleşik Mücadele Güçleri’ni” ifadelerini kullandı.

‘BMG Türkiye halkları için umut, sistem için korku verici’

Burcugül, Birleşik Mücadele Güçleri Deklarasyonu’nun açıklanacağı 4 Şubat günü yapılan polis saldırısını hatırlatarak, “Birleşik Mücadele Güçleri faşist blok için diri bir güç demek. Bu gücün örgütlenmesine yönelik de karşı hamlelerini gerçekleştiriyor. Bizim yaşadığımız süreçte buydu” dedi. Birleşik Mücadele Güçleri’nin meşruluğunu haklı mücadelelerinden aldığına dikkat çeken Burcugül, “BMG’ye yönelik gözaltılarda kimi basın yayın organları Boğaziçi eylemlerinden gözaltına alınmışız gibi haber yaptı. BMG’yi görmemenin kendisi faşizmin gördüğünü görmemektir. Faşizmi ciddi bir tehlike olarak görüyoruz. Çünkü BMG politikanın tüm alanları diyebiliriz. İşçi sınıfı, LGBTİ+ hareketi, özgürlüklerin, gençliğin baskılanması, Kürt ulusunun talepleri gibi her şeye dair politika üretecek bir güç ortaya çıkarıyor. Hepimizin farklı farklı alanlarda geliştirdiği örgütlenme deneyim ve dinamiklerini biz aynı noktada birleştiriyoruz. Ve bu Türkiye halkları için olumlu, umut verici sistem için korku verici” diye konuştu.

‘Muhalefet değil sistemi doğrudan yıkacak odağız’

BMG’nin kendini bir muhalefet odağı olarak görmediğini çünkü hedeflerinin muhalefet yapmak değil faşizmi yıkmak olduğuna işaret eden Burcugül, “Biz bugün faşist iktidarı alaşağı etmek için mücadele eden güçleriz. Herhangi bir muhalefet perspektifimiz yok. Muhalefete tıkanıp kalmayı aşmayı hedefliyoruz ve asıl meseleyi de burada görüyoruz” diye söyledi. Burcugül, iktidarın “barışçıl, meşru eylem” söylemlerini anımsatarak, “Boğaziçi öğrencilerinin rektörlük önündeki oturma eylemine bile saldırdığına göre bizim kendi meşruluk ve barışçıl tanımımız olmak zorunda. Bizim barışımız halklarla, sınıflarla, kadınlarla, gençlerle, LGBTİ+’lara savaşımız sarayla. Bunu net ortaya koyan bir yapıyız. Haliyle muhalefet perspektifine sıkışmıyoruz. Biz doğrudan sistemi yıkacak odak olarak burayı tarifliyoruz” dedi.

BMG’nin öncülüğünün genişletilebileceğini ifade eden Burcugül, “Temel mesele kendini muhalefete sıkıştırmak istemeyen, sisteme doğrudan yönelmek isteyen bunu şehirlerde, sokaklarda bizimle birlikte yapmak isteyen herkese belirli ilkeler çerçevesinde yürütürüz. Irkçılığa bulaşmamış, sınıf politikasından kopmamış, LGBTİ+ ve kadın politikasında ayrımcılık üretmeyen, devrimci dinamiği önemseyen yapılarla genişletilebilir. Şu anda BMG, 7 yapıyla sistemin merkezine doğru yönelmiştir” diye belirtti.

‘Kadınlar hayatı örgütleyen ve özneleşebilen bir alanda’

Uzun yılardır erkek egemen sisteme karşı mücadele eden ve bu mücadelede kendini özne olarak gören kadınların Birleşik Mücadele içerisinde yer aldıklarını hatırlatan Burcugül, kadınların BMG’nin bir erkek yapısı olmasını engellediğine dikkat çekti. BMG içerisinde kadın dayanışmasının kendiliğinden bir bilinçle oluştuğunun altını çizen Burcugül, “Bu, artık hayatın değiştiği anlamına geliyor. Hayatı örgütleyen olduğumuz. Haliyle bu hiyerarşik olmayan, sekter olmayan ve özneleşmenin önünü açan bir yapı ortaya çıkmasını sağlıyor. Kurtuluşunun, bu sistemi yıkmakla olduğunu bilen herkes için özneleşebileceği bir alan sunuyor” şeklinde konuştu.

Faşist ittifak için kimlerin tehlikeli olduğu netleşmiş’

Deklarasyon açıklamasına yapılan polis saldırısını hatırlatan Burcugül, eylem alanına girmeden gözaltına alındığını ve birçok kişinin yan yana durmaları bahane gösterilerek gözaltına alındığını ifade etti. Burcugül, “Faşist ittifak için kimlerin tehlikeli olduğu netleşmiş. Direnişte olan işçiler, sınavların iptal edilmesini isteyen liseliler de faşizm için düşman. Çünkü reddettiğin her şey ile düşmanlaşıyorsun. Biz reddetmek zorundayız. Sistem için saflar net bizim içinde mücadele zemini oldukça geniş” dedi. Burcugül, ev hapsinde tecridin boyutunun farklılaştığını vurgulayarak, “Adli kontrol tedbirleri zaten tecrit anlamına geliyor. Bir de bunun kadınlar açısından karşılığı var. Özellikle AKP bizleri eve göndermek için elinden geleni yaptı, şimdi de bunu ev hapsiyle yapıyor” diye konuştu.

Burcugül, birçok kadının ev hapsinde olduğunu, bu nedenle sokakların 8 Mart’ta boş bırakılmaması, kadınların alanlarda olması çağrısında bulundu.

‘BMG ile kadınlarla birleşik antifaşist mücadeleyi büyüteceğiz’

BMG’nin faşizm karşısında direniş odağı olduğunu ve kadın, LGBTİ+ haklarının korunması, cins özgürlükçü mücadelenin genişletilmesinde önemli bir imkan olduğunun altını çizen Özlem, “Faşist rejim, ucuz, güvencesiz işgücünü korumak, toplumdaki cinsiyetçi iş bölümünü politik İslamcı temelde derinleştirmek, işgalci ve sömürgeci savaşı sürdürmek, salgın ve kriz koşullarında kadın işsizliğini, kadın yoksulluğunu büyütmek temelinde politikalar üretiyor. Kendi tabanından gelen eşcinsellik korkusu, aileyi koruma çağrısı ve cinsiyetçi tutumlara kadın kazanımlarını tırpanlayarak yanıt üretiyor. Irkçı, cinsiyetçi, inkârcı, sömürgeci, faşist politikalar ekseninde bir saflaşma örgütlüyor ve rejimin bu politikaları tırmanan erkek şiddeti ve egemenliğini ideolojik olarak besliyor. BMG, bu tabloda kadınlara birleşik antifaşist mücadeleyi büyütme imkanı sunuyor” diye belirtti.

Özsavunma pratiklerini örgütleyeceğiz’

Özlem, BMG’nin çalışmalarının cins özgürlükçü temelde geliştirildiğine işaret ederek, “Cins kırımına karşı teşhir ve ajitasyondan, saldırı eylemlerine geniş bir yelpazede mücadele yürütmek, İstanbul Sözleşmesi ve tüm kadın kazanımlarının korunmasında kararlı bir duruş ortaya koymak, homofobik saldırganlık karşısında tutum almak ve heteroseksizme karşı mücadele etmek BMG için de esaslı görevler. Mücadele dinamikleri içinde etkin bir özne olarak yer alan kadınlar için de dolaysız bir gelişim ve ilerleme kanalı olacaktır. Yeni direniş odaklarının açılması, hareketi daha ileriye taşıyacak mücadele hattının geliştirilmesi, bugüne kadar faşizme en esaslı ve birleşik barikat olmuş kadın özgürlük mücadelesinin de gelişimini besleyecektir. BMG aynı zamanda kadın hareketi ile etkileşim içinde özsavunma ve saldırı pratiklerini örgütlemeyi, kitlelerle iletişime geçtiği her yerde rejimin cins ayrımcı, heteroseksist politikaların teşhirini esas alacaktır” dedi.

BMG’nin kadın iradesini gözeten bir kültürü var’

BMG’nin Merkezi Kampanya Koordinasyonu’nun bileşiminde kadınların ağırlıkta olduğunu ve bu durumun da mutluluk verici olduğunu ifade eden Özlem, “İç ilişki sisteminde de kadın aklını ve iradesini gözeten bir siyasi anlayışı ve kültürü var. Böylece baştan sıkı bir giriş yapmış durumdayız sürece” diye belirtti. Özlem, BMG’nin kendini bir kadın örgütlenmesi olarak tariflemediğini kaydederek, “Kadınlar arasında da bir oluşum örgütlemeyi ve ilan edilmiş olan kampanyamızı kadınlar arasında da özgün biçimde sürdürmeyi tartışıyoruz. Zira var olan kadın örgütlenmelerinin, birleşik platformlarımızın gerçek bir antifaşist güç ve eylem odağı olduğunu düşünüyoruz. Ve birleşikliği, şu ana kadar rejime geri adım attıran meşru mücadele düzeyini önemsiyoruz, emeğimiz, kadın örgütlenmelerimiz ve eylemimiz ile bunun parçasıyız” ifadelerine yer verdi.

‘Biz kadınlar haykırmalıyız, faşizmi yeneceğiz’

Sistemin tüm toplumsal dinamikleri ezme siyaseti izlediğini fakat kadınların sistemin meşruiyet sahasını daralttığına dikkat çeken Özlem, sistemin en çok kadın mücadelesine saldırdığına işaret ederek, “En çok kadınlar olarak bizler haykırmalıyız ‘faşizmi yeneceğiz’ sloganını” dedi. Kadın hareketinin erkek egemen düzene karşı antifaşist mücadele hattı örmeden kazanımlarını koruyamayacağını kaydeden Özlem, BMG’nin “Faşizmi yeneceğiz! Demeye, her hak talebimizi, ‘Faşizme ölüm, kadınlara özgürlük’, ‘Faşizme ölüm, LGBTİ+’lara özgürlük!’ sloganı ile buluşturmaya çağırıyor” mesajını verdi.

Kaynak: Jin News

Paylaşın